ADLARINI ÖĞRENMESEN DE OLUR!..
Londra’daki M. United– Real Madrid maçını iki elim yüreğimde seyrettim. Ve korktuğum başıma geldi. Hakemimiz Çakır, düşünme payı kazanmasına rağmen ağır bir karar verdi: Kırmızı kart… Oysa bu tür maçlarda ilk amaç, takımların sayısal dengesini oyunun sonuna dek korumak olmalıydı. Bunun kitaplarda yeri yok; ama spor adabı olarak zihinlerde taşınmalıdır.
Galatasaray mutlak kazanması beklenen G. Birliği maçını kaybetti. Niye kaybetti? Bunun yanıtı bana düşmez… Süper futbolcusu siyahi adamın penaltıyı dışarı atması da beni fazla ırgalamaz. Ancak, penaltı sonrası aynı futbolcunun penaltı noktasını şutlaması, çimleri dağıtması beni çok ilgilendirir. Ona yakıştıramadım. Atamadınsa atamadın, o kadar basit… Suçu penaltı noktasında araman boş… Peki pozisyon penaltı mıydı? Gülümsüyorum…
Gazeteler yazıyor… Beşiktaş, kırmızı formaları içinde hiç yenilmemiş… Kırmızı uğurlu gelmiş takıma. Renkle menkle uğur olmaz futbolda. Bana göre, Trabzon’daki beraberlik, yenilmekten daha ağırdı. Az da olsa şampiyonluk şansını iyi kullanamadı. Galatasaray puan kaybetmiş, aradaki farkını azaltma şansın doğmuş… Sonuna dek asılacaksın… “Bir puan da iyi” demecini beğenmedim Samet Hoca’nın…