SİL BAŞTAN BAŞLAMAK!..
Otoriter olarak bildiğimiz Terim’in de anlaşılmaz bir zafiyet içinde olduğu ortada. Bütün bu ortamda, konuşması gerekenler sus pus. En son konuşması gerekenler bülbül…Federasyon bir başka alem…Kulüp başkanları başka alem… Hele seyirciler… Küfrün daniskası, meşalesi, şişi, çakmağı, telefonu…Dışarda da boş durmuyor seyircilerimiz. İngiltere’de neredeyse tribünlerde yangın çıkarıyorlardı. İngilizler işin takibindeler. Almanlar şikayetçi!... Ya Kazakistan maçının sonlarına doğru elini kolunu sallaya sallaya, sahaya girip oyuncudan forma isteyene ne buyurulur? Aklımıza havada kuş uçurtmayan “Güvenlikçiler” geliyor. Onlar da bizim gibi seyirci olaya. Ya Kaleci Volkan evine giderken, güvenlikçilerin gazetecileri dövmeleri… İki gündür televizyonlarda şaşkınlıkla izliyoruz görüntüleri…
İçimizi karartan bu tablo içinde futbol aramak boş. Avrupa takımlarında dökülen ne kadar sorunlu futbolcu varsa, hepsi çuval dolusu paralarla bizde oynuyor. Adamlar bardan sazdan çıkmıyor, her türlü yavanlıklar içindeler. Bizim genç çocuklarımıza da çok kötü örnek oluyorlar. Bakıyorsunuz milyon liralık arabalar alıyorlar… Modacılarla şıklık yarışına giriyorlar. Saçlarını türlü biçimlerde taramaya, kuaförlerde saatler ayırıyorlar. Onaylamak zor ama, seyirciler beklenen oyunu futbolcusunda göremeyince zıvanadan çıkıyor bu durumda. Astronomik rakamlar, yaşam tarzları, sorumsuz davranışlar, çok kişiyi soğutuyor futboldan... En aklı başında bildiğimiz futbolcularımız bile, o kadar sudan nedenlerle kart görüyorlar ki, insan kahroluyor. Alt yapı diye tutturduk, bizim çocuklara ağırlık verelim dedik. Ciddi olarak olumlu bir sonuç yok ortada. Sadece bedensel eğitim değil, toplumsal eğitim de gerekli.
Sanırım işe yeniden sıfırdan başlamak gerekiyor. Bu da üç beş yılı gözden çıkarmakla başarılabilir. Ancak şimdiki gibi her kafadan bir sesle bu iş yürümez. Bilen, yürekli, sorumluluk duygusu içinde, ciddi insanlara ihtiyaç var.