Ülkemizde sporun iyi yönetilmediği ortada. Çünkü spor idarecileri çoğunlukla ehil kişiler değil.. Yağ var, un var, şeker var ama helvayı bir türlü yapamıyoruz. 

Bu işi kökten çözmenin yolu, bana kalırsa Spor Üniversitesi kurulmasından geçiyor.
Ama bildik spor yüksek okulları yani BESYO’lar gelmesin akıllara… Bu çok üst seviyede, dünya çapında bir üniversite olmalı… ODTÜ, Bilkent, Hacettepe, Boğaziçi’nin spor versiyonu gibi… İdarecilik, sporculuk, menajerlik, hakemlik, spor tercümanlığı, sporcu sağlığı- doping, spor hukuku, spor yazarlığı ve daha bir çok fakültesi bulunan muhteşem bir üniversite. Eğitim yabancı dilde… Hocalar üst düzey, bazıları da yabancılardan oluşacak... Üniversite desteğini, sadece hükümetten değil, Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), FİFA, UEFA, çeşitli uluslararası federasyonlardan alacak. Buradan eğitmenler gelecek. Finansın bir bölümü AB fonlarından karşılanacak. Düşünebiliyor musunuz, Şenes Erzik Futbol Fakültesi dekanı, Fatih Terim ya da Şenol Güneş futbolun Genel Direktörü… Aydın Örs basketbolden, Oktar Tertemiz voleyboldan, Prof. Yavuz İmamoğlu hentbolden sorumlu üst düzey yöneticiler… Serdar Çakman hakemlik fakültesi dekanı… Bu isimler çoğaltılabilir. Ayrıca, onlarca ünlü isim üniversitede ya hoca, ya idareci olarak görev yapacak. Mourinho, Beckenbauer, Platini gibi popüler isimler her ay konferans için gelecekler…. Dünya spor çevrelerinin gözü bu üniversitede olacak. Yabancı öğrencilere kontenjanlar tanınacak. Buradan her dalda bilgili, lisan bilen pırıl pırıl spor insanları yetişecek. Spor üniversitesi’nden mezun olanlar sadece yurt içinde değil; yurt dışında da rahatlıkla iş bulabilecekler. İş başındaki hükümet isterse, bunu 1 günde yasalaştırır. Belki çılgın bir proje gibi duruyor ama… Gerçekleşince sporda büyük bir hamle olacak. Spor sektöründe sıradan ülke olmaktan çıkacağız!..

                                                                                            * * *

Konuyu spor yazarı arkadaşlara açtığımda çok şaşırdılar. Aramızda tartışmaya başladık. İşte onların fikirlerinin özeti:
“Yalkın ortaya attığın bu projeyle bizi de heyecanlandırdın. Çok ilginç bir proje bu. Umarız gerçekleşir. Sporumuz için çok önemli bir çıkış yolu. Elit insanlar yetişecek burada. İnanıyoruz bu proje, yurt dışında da yankı uyandıracak; ilgi çekecektir. Dışarıdan sporcu, antrenör getiren bir ülke olmaktan, dışarıya gönderen, ihraç eden ülke konumuna gelebiliriz. Hükümete bu proje mutlaka duyurulmalı. Üstüne atlamaları gerekir… Bunu cumhurbaşkanımız R. Tayip Erdoğan’a duyurdukları anda iş bitmiştir. Önümüzdeki dönemde adımları atılmış, başlama vuruşu yapılmış olur. Türkiye’nin artık 80 milyonluk nüfusuyla sporda önder ülke olması zamanı gelmiştir. Derme çatma, demode metotlarla vakit geçirmenin anlamsızlığı ortada. Bir adım ileriye gidemiyoruz. İşi eğitimle çözeceğiz. Başka çare yok!..”

“Bu üniversite nerede yapılabilir?” diye sorduğumda ise verdikleri cevap müthişti:
“Üniversitenin yeri konusunda önerimiz; Melih Gökçek’in Ankaraspor için yaptırdığı, ama sonradan MİT’e tahsis edilen tesisler var. Pek verimli kullanılmıyor. Orası biraz restore edildiği taktirde harika bir üniversite mekanı oluşturulabilir. Onlarca saha var… Kamp yeri var… Yurtlar rahatlıkla buraya kurulabilir. Arazi olabildiğince geniş… Ek binalarla nefis bir üniversite kampusu olur!..”


KAYNAK: Başkent Gazetesi