Sabahattin TOPALOĞLU
Kâbus gibi bir hafta geçirdik. Galatasaray Atletico Madrid’e 2-0 yenildi. Galatasaray’da özellikle ilk devrede ne bir oyun, ne bir şut, ne de doğru dürüst bir paslaşma vardı. Kaleci Muslera da bizim kalecilere dönmüş durumda; kolay goller yemeye başladı. Hamzaoğlu’nun kafası hâlâ üç kupa kazanmanın sarhoşluğunda sanki… Takımı oturtamadı bir türlü. Podolski güçsüz; umut vermiyor. Düzelmesi zor gibi. Sneijder oyuna çabuk küsüyor; onun gibi oyunculara yakışmıyor bu durum. Galasaray’ın kaptanı Selçuk arada sırada parlasa da takımı toparlayacak kapasitede görünmüyor. Gücü yeterli değil; her an kart görebilir.
Futbol meraklılarına soruyorum? Molde diye bir takımın adını duymuş muydunuz hiç? Anlı şanlı 100 küsür yıllık Fenerbahçe, 20 milyondan fazla taraftarı olan Fenerbahçe, Molde denilen takıma 3-1 yenildi. Kendi sahasında, kendi seyircisi önünde… Fener’de Fenerlik olmayan futbolcular var. Fener’de Fenerbahçe’yi zafere ulaştıracak, daha yukarılara taşıyacak kapasitede oyuncular göremiyoruz. Fernandao’yu oynatamıyorlar. Van Persie güçsüz; 15 dakika içinde siliniyor sahadan... Hazırlık maçları, transfer üstüne transfer, basının ve medyanın aşırı şişirmeleri, takımı önünü göremez hale getirmiş. Sonra adlarını bile bir yılda öğrenemeyeceğimiz 6- 7 yabancı ile sahaya çıkarken seyirci kimi alkışlayacak acaba? Onlara ısınıncaya dek, takımın suyu ısınır, unutmayın...
Teknik direktör Pereira konuşmayı çok seviyor. Üç aydır takıma bir düzen getiremedi. Kendini Mourinho, Guardiola, Capello… gibi teknik adamları zikretmeden anlatmak istemiyor nedense. Bendeki izlenimi hiç de o adları çağrıştırmıyor. Fenerbahçe bu Portekizlilerle bir varlık göstereceğe benzemiyor Avrupa’da... Gerçeği söylemek gerekirse, bizim takımların Avrupa kupalarında övünülecek bir başarı sağlamaları hayalden öteye gidemez. Buna gene adı sanı duyulmamış Arnavut takımını (İskenderbey) deplasmanda 1-0 yenen Beşiktaş’ı da katıyorum. Sen en az 10 gol pozisyonuna gir, zar- zor bir gol bul… Hadi canım sende!..