21 Mart 2026 Cumartesi

SABAHATTİN TOPALOĞLU

SABAHATTİN TOPALOĞLU

FUTBOLUMUZ ÇAĞIN NERESİNDE?..

Yayınlama: 6 Nisan 2015 Pazartesi 20:06 Okunma: 468
 FUTBOLUMUZ ÇAĞIN NERESİNDE?

 

İstanbul’un üç büyükleri, özetle Türkiye futboludur. Birisini çıkarmaya kalkın liglerden, futbol da biter, seyirci de... Sen Karadeniz’in kuytu bir noktasında pusu kur, Fenerbahçe otobüsünü silahla tara. Otobüste futbolumuzun yıldızları var; bu takımın arkasında 20 milyondan çok taraftar var, İstanbul var. Şoför yaralanıyor, ancak yardımcısı ile arabanın kontrolünü bırakmıyorlar. Ve bir otobüs dolusu sporcu şarampole yuvarlanmaktan kıl payı kurtuluyor. Tersini düşünmek istemiyorum. Bütün ülke birbirine girerdi. Büyük bir kaos yaşanırdı. Herkese geçmiş olsun. Ancak şunu da sormadan geçemeyeceğim: Biz çağımızın neresindeyiz?   

                                                                                                * * *         

Ülkemizde ahım şahım bir futbol oynandığını kimse söyleyemez. Yöneticiler sanki siyasi arenadaymışlar gibi olur olmaz beyanatlar vererek, tehditler savurarak, tansiyonu yükselterek, yüzlerine gözlerine bulaştırdıkları görevlerini, takımlarını içinden zor çıkılır borçlara boğarak, yürütmeye devam etsinler. Hiç kimse size gidin biraz da çocuklarınızla, torunlarınızla ilgilenin demese de, bir gün bir diyecek çıkar. Çünkü milyonları ilgilendiren futbolumuz bir batağa saplanmaya gidiyor!.. Herkes aklına geleni zırt vırt söyleyemez; söylememeli... İki yılı aştı şike ile uğraşıyoruz. Şuçlanmadık kimse kalmadı!.. Burası 80 milyonluk bir ülke. Ve unutmayalım ki, dünyada nüfusu böyle kalabalık ülkeler, alt yapısını, üst yapısını tamamlamamış ve eğitim sistemini rayına oturtamamışsa, geleceğini tehlikeye sokmuş demektir. Bunun savsaklanacak bir yanı olamaz. Gençlerimize ve çocuklarımıza yazık olur; ülkeye yazık olur!..

                                                                                                * * *       

Hakemlerimiz üç iken altı oldu. Bu gidişle 16 da olsalar!.. Ama bu kurum her gün itibar kaybetmektedir. Hakemleri ne oyuncular, ne yöneticiler, ne de seyirciler rahat bırakmıyorlar ki… Hoş bıraksalar da, hakemler baskı altında kalıyorlar. Daha dün Trabzonsporlu oyuncunun, koşarak gelip, rakibi Konyalı oyuncuya kafa oturtması (Yanlış anlaşılmasın topa değil) affedilir cinsten değildi. Yüzde yüz kırmızı kartlık bu hareket görmezlikten gelindi. Unutmayalım ki, hakemin birinci görevi oyuncuların sağlığını korumaktır. Altı seçkin hakemimiz profesyonel olmuş. Bu futbolumuza ne getirir, ne götürür bir şey söylemek daha çok erken. Gelişmeleri hep birlikte izleyeceğiz.  

                                                                                            * * *            

Durumlar gösteriyor ki, bu yıl da şampiyonluk üç İstanbul takımı arasında… Abonelerin kolay kolay değişeceği de yok gibi. Ertuğrul Sağlam Bursaspor'u nasıl şampiyon yaptı; doğrusu basın bunu ciddi ciddi incelenmedi. Müşterisi az olur diye bu ekibimize gereken ilgi gösterilmedi. Oysa olay Anadolu başını kaldırıyor,cdikkat demekti en azından... Trabzonspor da, eski havasında değil. Devşirme oyuncularla, o görkemli Trabzon ruhunu yakalayamazsınız kolay kolay… Hem bu Karadeniz olayından sonra, dışardan getirecek oyuncu da zor bulursunuz!..