Deneyimli Gazeteciler Yusuf Yalkın ve Yunus Kabal'ın birlikte hazırlayıp sundukları Spor Kritik programına bu hafta konuk olarak Teknik Direktör Celal Kıbrızlı katıldı.
Kontv'de saat 15.05'ten itibaren canlı olarak yayınlanan programda Türk Sporu’nun sorunları değerlendirildi.
Konuşmacılar Yusuf Yalkın, Yunus Kabal ve Celal Kıbrızlı'nın orjinal fikir ve bakış açılarıyla durum değerlendirmesi yaptıkları programda, ayrıca Süper Lig’de yaşanan şiddet olayları irdelendi.
BÖYLE DUYARSIZLIK OLAMAZ!
Yorumcu Yusuf Yalkın, programın başında, Antakya/ Reyhanlı’da yaşanan olaylara patlamalara değindi ve “Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Korkunç bir olay. İnsanlarımız hala korku, endişe, acı ve panik içinde. Ama medyamız program akışını bile değiştirmeyi gerek görmedi. Milli yas başka hangi olayda ilan edilir ki? Boston maratonundaki bomba sonrası ABD’de Milli yas ilan edildi, bayraklar yarıya indirildi. Bu arada Futbol Federasyonu da maalesef yeterli duyarlılığı göstermezken, sağ olsun kulüplerimiz ve seyircilerimiz olaya daha özenli yaklaştılar. G. Saray şampiyonluk törenlerini iptal etti” dedi.
Yalkın, sporda şiddet olaylarının tüm hızıyla sürdüğünü, Beşiktaş- G. Birliği maçı öncesi polisin şiddet kullanmasına bir mana veremediğini belirtti ve “İnsanlar artık yürüyerek statlara gidip maçları seyredemeyecek mi” diye sordu.
20 YAŞINDA GENÇ NİYE ÖLSÜN?
F. Bahçe- G. Saray derbisinde sahada bazı futbolcuların davranışlarının tahrik edici olduğuna temas eden Yalkın, “Olaylar sahada kalmadı, statta ve stat dışında devam etti. 20 yaşında bir gencimiz öldürüldü. Bunun hesabını kim verecek?” dedi. 50 sene önce tribünlerde yan yana oturulup maçların izlendiğini söyleyen Yusuf Yalkın, şöyle devam etti:
“Şimdi tribünlere rakip taraftar giremiyor. Girse canını kurtaramaması söz konusu. Görmediniz mi, tribünde rakibi bulamayan zihniyet şimdi eline muzu almış sahaya sallıyor. Artık insanlar ırkçılık yapmaya başladılar. Tribünlerimizde bir bu yoktu, o da geldi sonunda. Bu topluma ne oluyor? Bu öfkenin nedenleri olmalı. Başta medya olmak üzere herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli…”
Yusuf Yalkın, yasa çıkarmakla sorunun çözülmediğini belirterek, “Yasayı çıkarınca her yerin güllük gülistanlık olacağını sananlar, yanılıyorlar. Siz, mecbursunuz, ta ilk okuldan spor bilincini çocukların beynine yerleştirmeye… Spor dersi mutlaka konulmalı” dedi.
RTÜK HAREKETE GEÇMELİ!
Yorumcu Yunus Kabal da, toplumda hızla yayılan ve yaygınlaşan bir dejenerasyon olduğuna dikkati çekerek, “Ben şahsen bunda en büyük payın TV’de yayınlanan dizilerde olduğuna inanıyorum. Elbette istisnaları var ama, toplumun yozlaşmasına, toplumsal değerlerin, tarihi değerlerin, örf ve adetlerimizin yok olmasına bazı dizilerin sebep olduğu görüşündeyim. RTÜK buna tez zamanda artık el atmalıdır” diye konuştu.
FUTBOLCULAR DA SORUMLU…
Kabal, Son F.Bahçe- G.Saray derbisinde sahadaki bazı futbolcuların tansiyonu yükseltmek için ellerinden geleni yaptıkları ifade etti ve şunları söyledi:
“Bunu çözemiyoruz… Bu profesyonel adamlar sahada top koşturmak varken, tribünlere oynuyorlar. Tahrik ediyorlar. Olayların çıkmasında büyük payları var. Tabii kulüp başkanları ve yöneticilerini de unutmamak gerekir. Öyle gereksiz demeçler veriyorlar ki, bir anda ortam geriliyor; tansiyon yükseliyor. Bu toplumdaki insanlar durduk yere galeyana gelmiyorlar…”
CELAL KIBRIZLI’NIN SÖZLERİ
Teknik Direktör Celal Kıbrızlı ise her olayda olduğu gibi sporda da kargaşanın eğitimsizlikten ve bilinçli düşünememekten kaynaklandığını söyledi. Kıbrızlı, “Allah aşkına şu televizyonlardaki programlara bakın… O onunla evlenecekmiş, öteki yarışta falanı geçecekmiş, bir başkası yarışmadan ne kadar para kazanacakmış… Muhtevaya bakın? Ne eğitici, ne öğretici bir şey yok ortada… Her şey kazanmak üzerine, rant üzerine kurgulanıyor. Çıkar, kazanma, hırs hep ön planda. İnsanların duyguları, hisleri, beğenileri, insancıllıkları nerede? Sevme duygularına ne olmuş?” diye sordu.
HEP AYNI İSİMLER!
Celal Kıbrızlı, “Olaylı maçlara şöyle bir bakınız… Hep aynı isimler baş roldeler! Sahayı yangı yerine çevirenler belli. Öncelikle bunlara kendi kulüp idarecilerinin, kendi teknik adamlarının müdahale etmeleri gerekir. Ama maalesef onlar da ne etliye, ne sütlüye karışmıyorlar. Futbolcular da bunu görünce, sahada istedikleri gibi sorumsuzca davranabiliyorlar. Tabii hakemlerin büyük bir bölümü de bu oyunculara maalesef bir şey yapamıyor” dedi.