Araştırmalara göre, üç temel nedeni var:
1- Sporcu üretimindeki tıkanıklık (Alt yapı çalışmalarında aksamalar).
2- Kriter aranmaksızın alınan yabancı futbolcu sayılarındaki anormal artış. (Ülke futbolcusunun yolunun tıkanması)
3- Sporcu sendikalarının olmayışı (Sporcuların haklarını yeterli biçimde alamamaları)
Gazetecilik mesleğime başladığımdan bu yana, üç konuda sıkıntılar olduğunu, ancak hiçbir zaman çözüm için ciddi atılımlar atılmadığını gözlemledim.
Bu işin üst boyutu…
Gelelim asıl meselemize; Başkent futbolunun “acıklı” durumuna…
Ankara bir zamanlar futbolcu üretiminde “bir fabrika gibi” çalışırdı.
Ülke futboluna bu bağlamda yaptığı katkıyı, o dönemleri yaşayanlar çok iyi bilirler…
19 Mayıs Stadı’nın yanındaki dış sahalarda müsabakaları izlemeye gelen onlarca kulüp başkanı, yönetici, teknik direktör ve antrenör olurdu.
Hatta Ankara dışından gelen “futbol simsarları” da tribünde yerlerini alırdı.
Bu zevat, pür dikkat maçları izler, notlar tutardı…
Sezon sonunda mutlaka 3- 5 “Flaş isim” çıkardı ortaya…
Bunlar, ya Ankara’da profesyonel ligdeki takımlara gider, ya da “İstanbul
piyasasında boy gösterme” şansını bulurdu…
Vasat ama gelecek vadeden bir çok genç futbolcu da “Anadolu kulüpleri” tarafından kapışılırdı…
Başkentteki amatör takımlar için bu durum, bir anlamda “hayatlarını idame ettirmeleri için” önemli bir gelir kaynağıydı…
O tozlu, çamurlu, sahalardan çıkan bu cevherler, sahalar düzeldikten sonra bıçakla kesilircesine kayboldu…
Amatör bakış açısı, “işin içine paranın anormal biçimde girmesiyle” tuzla buz oldu…
Bu güzel “futbol pazarı” artık kurulmuyor.
Ne yıldız adayı futbolcular var, ne de gelip onları izleyenler…
Başkent’in futbol membaı kurumuş durumda.
İlk hafta Osmanlıspor ve A.Gücü’nün oynadıkları liglerde galip gelmeleri yüreklere sadece biraz su serpti… Onlar için Süper Lig’e uzanmaya hayli zaman var! İleride nelerin olacağı şimdiden belli olmaz…