21 Mart 2026 Cumartesi

YAZARIMIZ YUSUF YALKIN'DAN SPORDAKİ GERÇEKLER!

SPOR MEDYASI 2715
Yayınlama: 1 Ağustos 2012 Çarşamba 22:32

Sporcu hiçbir zaman sizden baklava tepsisi beklemez. Sporcu sizden; sporu ve sporcuyu bilen idareci, işini iyi yapan kariyer sahibi teknik adam, ciddi diyetisyen, imaje maker, spor psikologu ve benzer destekçiler ister...

YAZARIMIZ YUSUF YALKIN'DAN SPORDAKİ GERÇEKLER!
Bundan yaklaşık bir yıl önce Milli yüzücümüz Derya Büyükuncu’nun telefonu çaldı.
Arayan Spor Genel Müdürlüğü üst düzey yöneticisiydi…
Derya’ya, “Londra Olimpiyatı’na katılmanı istiyoruz. 6. kez olimpiyatlarda Türkiye’yi temsil et… Senden başka bir şey beklemiyoruz. Derecen falan önemli değil…Yeter ki katıl…” dedi.Yönetici, Derya’nın suskunluğu karşısında isteğini birkaç kez tekrarladı.

Deneyimli yüzücü sonunda buruk bir sesle, “Ben sporu bırakmıştım, zaten beni unutmuştunuz… Ama bu kadar ısrarınız karşısında, sizin için değil, ülkem için  ‘peki’ diyorum…”
Yüzücümüz, Londra 2012’de bugün yarıştı ve tüm dünya medyası ondan, dolayısıyla Türkiye’den söz etti.
Dile kolay; tam 6. kez olimpiyatlarda yer almak, her babayiğidin harcı değil.
Derya’yı kutluyoruz…
Bu, Derya adına başarı, bugüne değin sporu yönetenler adına ise utanç verici bir durumdur…
Ülkemizin üç tarafı denizlerle kaplı…
Ne yazık ki, tam 25 senedir Milli formayı teslim ettiğimiz bu yüzücümüzü geçebilen bir başka sporcuyu yetiştiremedik. 
Bunun tek sorumlusu sporu yönetenlerdir…
Bakanlar, genel müdürler, federasyonlar, TMOK idarecileri ve tabii ki futbol dışında kalan branşlara yeterli ilgiyi göstermeyen medya…
Derya dışında hepimiz suçluyuz…
Hepimiz sorumluyuz…

                                     * * *

Bu işler öyle olur olmaz yerde demeç vermekle, nutuk atar gibi konuşmakla olmaz…
Siyaset başka, spor başkadır!
Siyasetçi olmak için ihtisas sahibi olmaya gerek yok.
Sporu yönetmek içinse, tam tersi; bu işi çok iyi bilmek gerekir…
Sporun içine sadece parasal rahatlığı sokarak, sistemsiz ve de gereksiz bir tesis yapılanmasıyla savurganlık yaparak, bize dünyanın parasına mal olan her büyük organizasyona balıklama dalarak bir şey elde edemeyiz.
İşte Erzurum’daki Üniversiteler Kış Oyunları, işte Trabzon’daki Gençlik Oyunları, işte seneye Mersin’de yapılacak Akdeniz oyunları…
İlk ikisi Türk Sporu’na ne getirdi, tartışılır. Ama dünyalar kadar para harcadık oralarda...
Tesisler öylece duruyor şimdi, atıl halde…
Yarın, Mersin’de de farklı şey olmayacaktır!

                                      * * *

Sporcularımızı olimpiyatlarda neden madalya kazanmıyorlar diye kimse suçlamasın…
Soru, çoğu genç nüfustan oluşan 85 milyonluk ülkemizde, başarıyı yakalayacak sporcuları neden yetiştiremiyoruz şeklinde olursa, anlam taşır.
Öncelikle devletin mutlak desteği olmalı.
Eğitim ve spor yaşamının paralel gittiği bir sürecin işleyişi; “sporcu bursları” başta olmak üzere yasal olarak sağlanmalı…
Profesyonel  ve çağdaş bir anlayışla, bilimin sporla daha fazla ve yaygın biçimde buluştuğu yeniden yapılanmaya gidilmeli…
Elit sporcuların yetişmesinin uzun süre alacağı gerçeğiyle, devamlılığın esas alındığı bir düzenin “anayasal teminat altına alınması” sağlanmalı…
Böylece, her siyasi yapı değiştiğinde, sporun yönetiminin de değişip alt-üst olmasının önü alınmalıdır.
Artık, her büyük organizasyon öncesi, kamplardaki sporculara “baklava tepsisi” göndererek, onlardan madalya beklemek demodeliğinden vazgeçilmelidir.
Sporcu sizden hiçbir zaman “baklava” beklemez.
Sporcu sizden; sporu ve sporcuyu bilen idareci, işini iyi yapan kariyer sahibi- inandırıcı teknik adam, ciddi diyetisyen, imaje maker, spor psikologu ve benzer destekçiler ister.
Yazılı ve görsel basından “destek” bekler…
Phelp’in 17, Bolt’un 23 destekçisi var…
Bir saniye bile yanlarından ayrılmıyorlar; müsabakalara sorunsuz çıkmaları için…
Bu sadece aklıma gelen iki örnek…
Oysa, bizim sporcularımızı dinlediniz mi?
“Atamadık, yüzemedik, kaldıramadık, vuramadık, koşamadık, yenemedik…” diyorlar ve ekliyorlar:
“Biz bu değiliz!..”

Destek alamamışlar belli ki!
Kendilerinde değiller.
Adeta ortada kalmışlar; uyur gezer gibiler…
Şaşkınlar…
Bu nedenle, çuvalla para harcasak da, altınla kaplı tesisler yapsak da, insana bilimsel değerlerle yatırım yapmadıkça olmaz.
Olmuyor da…
İşte bu nedenledir ki; Derya 25 senedir Milli takımda “tek tabanca” yüzüyor…

İlk Yorumu Sen Yaz
code