21 Mart 2026 Cumartesi

YUSUF YALKIN'IN SABAH'TAKİ YAZISI!

SPOR MEDYASI 1413
Yayınlama: 3 Ekim 2012 Çarşamba 17:07

Sporumuz.com'un yöneticisi ve yazarı Yusuf YALKIN, Sabah Gazetesi'ndeki çarşamba yazısında, Başkent sporundaki gelişmeleri geçmişten örnekler vererek irdeliyor...

YUSUF YALKIN'IN SABAH'TAKİ YAZISI!
İşte Yusuf YALKIN'ın yazısı


ANKARA ÇOK DEĞİŞTİ!
Yıllar öncesi...
Başkent’te 1. Lig takımının çok olduğu zamanlar…
“Para kazanmanın” yanı sıra, “Spor sevgisinin” de var olduğu dönemler... 
Haziran ayının sonları, futbolda transfer sezonu başlamak üzere.
Bir dolu futbolcunun yüreği “güp… güp…” atıyor, heyecandan.
Hem amatör kümedekilerin, hem profesyonel ligde oynayanların gönüllerinde “Büyük takımlara” transfer olmak var. 
Menajer falan yok. Bir kaç “Sözüne güvenilen insanın” ağzının içine bakıyorlar. “Ağabeylerimiz, inşallah bizden de söz eder kulüp yöneticilerine” diye…
Birine “Haydi gel” dendiğinde, buluşma noktası Gençlik Parkı’nın içindeki bir Kır Kahvesi… Saatlerce süren görüşmeler, fısıltıyla başlayıp, bağrışmalara dönüşen ses tonları, bir türlü telaffuz edilemeyen rakamlar… 10- 15 bardak “Koyu demli çaydan” sonra kazınmaya başlayan mideler ve nihayet mutlu son: Hararetli tokalaşmalar, sarmaş dolaş olmalar, öpüşmeler…
Ardından acıkmanın dayanılmaz isteğiyle, Çıkrıkçılar Yokuşu’ndaki izbe lokantalara “Transfer yemeğine” hücum…
İnsanlar sevinçli, huzurlu… Kulüpler mütevazı bütçelerle mutlular…
Tüm liglerde, hatta amatör kümelerde…
Alan razı- satan razı!
Ya şimdi?
Futbol piyasasındaki rant, Başkent için olması gerekenden fazla büyüdü.
İş, “Para kazanmak” üzerine odaklandı. Kulüplerin çoğu, “Devleşen bu profesyonel talebi” karşılamaktan uzak!
Gelirleri, harcamalarının yanında “Cüce” kalıyor. Çok kulüp, yüksek ekonomik talebi karşılayacak, gelir getirecek yeni yapılanmaya gidemedi.
Transferde menajere mahkumlar. İyi bir futbolcuyu, “Çuvalla parayla” alamıyorlar. Teknik adamı da… Kalitesiz yabancıya “Zorunlu yöneliş” var.
Bir kaçı dışında kendi yağıyla kavrulan kulüp kalmadı; maddi sıkıntı doruk noktada. Bazen parasal sorunu, “Bir yolla çözseler” de, yönetim zaafları nedeniyle sıkıntıdan kurtulamıyorlar.
Rant hırsı, spor sevgisinin köküne kibrit suyu döktü.
Dirayetli idareci azaldı. Paralı yeni yönetici bulunamıyor. “Şampiyonluk parolasıyla” yola çıkan takım, “küme” düşebiliyor!
Taraftar inancını yitirdi…
Artık, sporun temel kurgusunu “Çıkar odakları” şekillendirmeye başladı; bir grup kazanıyor yani… 
Ama, kaybedenlerin haddi hesabı yok.
Baksanıza, Süper Lig’de kaç takım kaldı?
Ankara çok değişti, çok!..
İlk Yorumu Sen Yaz
code