Bir traktörün arkasına bağlı, römork adı verilen taşıyıcı da, bayrağımıza sarılı bir tabut...
Etrafında, üç beş kişi...
Önemli birisi ki;
Ay yıldızla sarmaş dolaş...
Son yolculuğuna gidiyor...
Şehit mi ?..
Olamaz...
Vatan için can veren bir kahramana, bu şekil bir fotoğraf hiç yakışmaz, kahroluruz...
O; hiç aklımıza gelmeyen birisi...
O; Vehbi Akdağ...
Olimpiyat ikincisi, rakiplerine aman vermeyen Vehbi Akdağ o...
Kahroldum...Kahrediyorum...
Vay benim gariban kardeşim...
Şeref kürsülerinden uzayıp giden kader çizgine bak...
Acaba diyorum;
Ceylan derisi koltuklarında keyif süren, büyük büyük kişilerin ''Koltuk Altı'' mekanlarında yaşamaya alıştırılmış sporcular, Vehbi Akdağ'ın içler acısı fotoğrafını gördükten sonra ne düşünmüşlerdir?..
Onları bilmem ama benim gözyaşlarım yanaklarımı ıslattı...