Çocukların 4-6 yaş arasında ip atlama, yüzme, sek sek, frizbi, yürüyüş ve bisiklete binme gibi temel motor becerileri geliştiren oyunlar oynamasının daha doğru olduğunu söyleyen Öztürk, "7-10 yaş arasında çocuklar temel hareket becerilerini edinmişlerdir. Hafızaları, karar verme yetileri gelişmiş olduğundan bazı oyunların stratejilerini kavrayabilirler. Bisiklet, top oyunları, tenis, masa tenisi, paten, dans, jimnastik, futbol, yüzme gibi sporlar bu gruptaki çocuklara önerilebilecek oyunlardır. 10 yaş ve üzerinde ise çocuklar, karmaşık aktivite gerektiren takım oyunlarına katılabilirler. Futbol ve basketbolda çocuğun fiziksel güvenliği önemlidir. Fiziksel yaralanma riski dışında yarışma sporları ile birlikte kazanma ve kaybetme de başlar. Bu nedenle çocuğun doğru yönde odaklanmasına dikkat etmek gerekir. Bu yaşa dek aerobik veya düzenli egzersiz programlarına başlanması uygun değildir. Ergenliğe kadar uzun mesafe koşularına izin verilmemeli. Organize takım sporları, koşu, paten, bisiklet, ip atlama, yüzme, kürek, atletizm yapılabilecek sporlardandır" diye konuştu.
Erken yaşlarda spora başlamanın getireceği alışkanlığın ilerde hayat boyu spora katılımın temellerini atacağını kaydeden Öztürk, şöyle devam etti: "Spor, çocukluk ve ergenlik döneminde sağlıklı büyüme ve gelişmeyi destekler, özgüveni ve yaşama sevincini artırır. Çocukların ve gençlerin sosyalleşmesini sağlar ve bu yaşlarda görülen davranış bozukluklarının giderilmesinde yardımcı olur. Fakat kontrolsüz ve dikkatsizce yapılan sporlar kas, eklem ve kemik yaralanmalarına, aşırı kullanım ve zorlama nedeniyle vücutta kalıcı şekil bozukluklarına yol açabilir. Ayrıca sporun ruhunu kavramadan yapılan aktiviteler fiziksel ve psikolojik sorunlara, zarar verici olan sürekli kazanma hırsı ise doping gibi madde kullanımlarına ve kalıcı hasarlara yol açabilir."
Haberin alındığı kaynak » www.kadinvekadin.net