Üzerinde var olduğumuz ve kendimizi gerçekleştirdiğimiz spor alanı, ilgi alanlarımıza göre değişik anlamlarda karşımıza çıkmakta... Bu değişimlere karşın değişmeyen spor adlandırması...
Bu kadar üzerine konuştuğumuz spor kavramı nereden gelmiştir? Nasıl bir başlangıcı vardı?
Bu soruların yanıtları değişik biçimlerde verilebilir...
Kökensel olarak spor kelimesinin anlamı, diğer bir değişle de etimolojisi bize yol gösterici olacaktır...
Bir kavramın kökenlerini incelemek sadece dilsel bir sorun mu?
Değil; bir yaşamsal-kültürel serüven...
"Etimolojiler yalnızca dil çalışmaları açısından ilginç olmakla kalmayarak insanoğlunun gerçekten "yaşanmış" durumlarını da yansıtır ki, bu durumlar, şimdiki zamanın tüm tazeliğini korumayı sürdürür; aynen Sibirya’nın buzları arasında donarak kalmış mamut etinin bugünün insanı tarafından yenilebilmesi gibi..." (Gasset,1978)
Bu bağlamda sporun kökenini irdelemek, güncel yaşantıdaki anlamını betimlemenin yanı sıra, zaman tünelinde geçmiş yaşantıların izlerini bulmaya ve yaşantıları canlandırma açışından da önemli olarak görülmekte...
Bilindiği gibi sporun kökenleri konusunda çok bilinen bir açıklama bulunmakta...
"Spor kelimesi Latince dağıtmak, birbirinden ayırmak anlamına gelen “disportare” veya “deportare” kelimelerinden doğmuştur. Bu kelimeyi İngilizlerin “disport”, Fransızların ise “se déporter” ya da “se desporter” olarak kullandıkları görülmektedir. Zaman içerisinde kelimelerdeki aşınma nedeni ile “sport” daha sonra da “spor” olarak kullanılmaya başlanmış ve literatürdeki yerini almıştır." (Cemal Alpman, 1972)
Buna karşın farklı yaklaşımlar da bulunmakta... Bu konudaki bir yaklaşım da, ünlü ispanyol felsefecilerinden Ortega J.Gasset’den gelmekte...
Aşağıda açıklama Gasset'in... Bir başka boyutlarda spor 'nasıldı' nın da yanıtı...
"Oyalanmadan verim sporuna", "verim sporundan oyalanmaya" bir yolculuğun kısa bir öyküsü....
SPOR KAVRAMI NEREDEN GELMEKTEDİR?
Özgün kaynak Ortega J.Gasset’in “Avcılık Üzerine” (Çeviri: Deniz Küçükömer “Yapı Kredi Yayınları” 1998) adlı yapıtıdır.
“Spor” sözcüğü günlük dile, Akdenizli denizcilerin limanda (port) geçirdikleri keyifli yaşantıyı, denizdeki güçlüklerle dolu yaşamlarının karşıtı olarak anlatmak için argo niteliğinde kullanmalarıyla girmiştir.
“Spor” (İspanyolca da deporte) “limanda olmak” demektir (de portu). Ne var ki limanda yaşam, denizcinin yalnızca karaya ayak basmış olması, elleri pantolonunun ceplerinde, piposu dişlerinin arasında, ufuk çizgisindeki adaların çiçeklenmesini beklermiş gibi durması demek değildir... En başta, limandaki meyhanelerde değişik ülkelerin denizcileri arasında sürüp giden tartışmalar vardır. Bu sohbetler, uygarlığın en verimli unsurları olmuşlardır. Birbirinden uzak ve farklı kültürler, bu sohbetlere aktarılmış ve çatışmıştır. Bu birliktelikte ayrıca güç ve beceri içeren sportif oyunlar da yer almıştır...
Provence’ın (Fransa’nın güneyindeki bölge) halk ozanları (troubador) kültüründe, bu sözcüğün "çoktan" kabul görmüş olduğu ve çoğunlukla deports ve solatz (spor ve rahatlama) karışımı olarak çıktığı anlaşılmaktadır.
Modern kullanımın aksine “spor yapmak” fiili, o dönemde konuşma ve şiir müsabakalarını, rahatlama sözcüğü ise fiziksel girişimleri –avlanma, at üstünde mızrakla dövüşme, boks, güreş ve dans etmek- anlatıyordu.
IV. Henry’nin (Kastilya ve Leon Kralı 1454-1474) resmi tarih belgelerinde ise “spor yapmak” fiili, avlanmayla bağıntılı olarak kullanılmıştır (Alfonso de Palencia, Crönica-de Enringue IV- Madrid: Revista de archivos (1904-1909).
Bugün bizler bu imgeyi, bir Gallicism (İngilizce'de ya da başka bir dilde kullanılan Fransızca sözcük ya da deyim) olarak değerlendirebiliriz- ki o gün de öyle anlaşılmaktaydı.".....