Sanki bunlar yetmiyormuş gibi patronların akrabaları, yakınları katıldılar aramıza; dedesi babası herhangi bir dalda ünlü olanlar girdiler içimize birer birer.
Genel Yayın Yönetmenleri, siyaset yazan köşe yazarları, gazete temsilcileri canları çektikçe spor yazmaya başladılar; egolarını tatmin için; ya da başka nedenlerle...
Kimileri gazete sayfalarında yetinmeyip, televizyonlarda da boy gösterdiler.
İstedikleri ne varsa, sporun içine kattılar çekinmeden; kavgaysa kavga, küfürse küfür, argoysa argo, şovsa şov, şantajsa şantaj...
Akıl almaz madrabazlıklar sergilenmeye başladı…
Reyting adındaki bir “sahtekar” yüzünden kartvizitimiz, kırk yerinden yırtıldı da, kimsenin umuru olmadı!
* * *
Bu durum karşısında, işi sadece “spor yazarlığı” olan; ancak giderek mesleki kimliğini yitiren bizler ne yaptık peki?
Sadece konuştuk...
Bir araya geldiğimizde bol keseden atıp tuttuk.
Artık iyice klişeleşmiş “meslek elden gidiyor” teranesiyle yetindik; ona sarıldık.
Bir gün, sadece bir gün bu yanlış gidişe “dur” demek için, evet “sadece 24 saat” neden kalemlerimizi kırmadık, kıramadık...
Boyut değiştirmiş, modernleşmiş; “daktiloluktan bilgisayarlığa terfi etmiş” yazı makinelerimizi kapatamadık?
Neden arzı endam ettiğimiz beyaz camı “boykot” edemedik; ağzımızdan salyalar akıtarak TV’lerde ahkam kesmeyi sürdürdük?
Haksızca, fütursuzca, saygısızca; üstümüze basarak, emeğimizi hiçe sayarak, akıttığımız teri görmezden gelerek sayfalarımıza, sütunlarımıza çullananları, TV koltuklarını işgal edenleri, onları o mevkilere taşıyanları protesto etmedik; edemedik?
Sadece bir gün yapamaz mıydık bunu?
Sokaklara çıkıp yürüyemez miydik?
Spor Yazarları Sendikası'nı kuramaz mıydık?
Kendi mesleğimize sahip çıkamaz mıydık?
* * *
Arkadaşımın, “Spor yazarı kimdir?” sorusuna verecek bir cevap bulamıyor; erozyona uğramış kimliğimizi tanımlamakta zorlanıyorsam; bunun suçlusu elbette biziz...
Spor müdürlerinden, muhabirlerine, köşe yazarlarına, foto muhabirlerine kadar bizleriz...
Hakkımızı savunmadığımız, korkak davrandığımız için suçluyuz...
Kendimizi tanımlamakta bu denli zorlanırken, birileri çıkıp “spor yazanları, spor konuşanları” eleştirdiğinde niçin kızıyor, öfkeleniyoruz ki?
Biz korkakların, buna hakkımız var mı?
Evet, suçluyuz...
Suç bizde!
Bu nedenle, önce kendimizi temizlemeliyiz, nasıl olsa aynayı temizleyen birisi bulunur...
Çerez politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez kullanmaktayız. Çerez Politikası